top of page

İlişkide Sürekli Aynı Sorunları Neden Yaşıyoruz?

Yazarın fotoğrafı: Özlem Dağ
Özlem Dağ
7 gün önce
2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 6 gün önce

Bazı ilişkilerde tartışmaların konusu değişir ama tartışmanın kendisi pek değişmez. Bir gün eve geç gelmek, başka bir gün telefona cevap vermemek, bir başka gün ailelerle ilgili bir mesele… Konular farklı olsa da bir süre sonra aynı cümleler söylenmeye, aynı kırgınlıklar yaşanmaya ve tartışmalar benzer biçimde sonlanmaya başlayabilir.


Böyle durumlarda sorun yalnızca ne hakkında tartıştığımız değil, yaşananların bizim için ne anlama geldiği olabilir.


Partnerinizin mesajınıza uzun süre cevap vermediğini düşünün. Bir kişi bunu yoğun bir günün doğal sonucu olarak görürken, diğeri için aynı durum "Onun için yeterince önemli değilim” anlamına gelebilir. Bu durumda verilen tepki yalnızca cevapsız kalan mesaja değil, önemsenmeme, reddedilme ya da terk edilme gibi daha hassas bir duyguya da yönelik olabilir. Bu nedenle bazen küçük görünen bir olayın ardından oldukça büyük bir tartışma yaşanır. Olay bugüne aittir ama hissettirdiği şey geçmişe dair daha tanıdık olabilir.


İlişkilerde Tekrarlayan Döngüler

İlişkide taraflardan biri yeterince önemsenmediğini hissettiğinde daha fazla konuşmak, açıklama istemek ya da karşısındakinden güvence almaya çalışmak isteyebilir. Diğer kişi ise bunu baskı veya eleştiri olarak yaşayıp geri çekilebilir. Fakat biri geri çekildikçe diğerinin kaygısı artar. Kaygısı arttıkça daha fazla yaklaşır, sorar ya da öfkelenir. Bu kez karşısındaki daha fazla uzaklaşır. Bir süre sonra iki taraf da karşısındakinin davranışını kendi düşüncesinin kanıtı olarak görmeye başlar. "Bak, yine benden uzaklaşıyor”, "Ne yaparsam yapayım ona yetmiyor” inançları oluşur. Böylece sorun yalnızca iki kişinin ayrı ayrı davranışları olmaktan çıkar; birinin tepkisinin diğerinin tepkisini beslediği bir ilişki döngüsüne dönüşür. Bu noktada "Kim haklı” sorusu çoğu zaman yeterli olmaz. Daha anlamlı soru şudur: "Bu tartışmanın içinde ikimiz de neyi korumaya çalışıyoruz?”


Biri görülmek ve önemsenmek isterken diğeri yetersiz hissetmekten kaçınıyor olabilir. Biri terk edilmekten korkarken diğeri kontrol edilmekten korkuyor olabilir. Bazen iki insanın kendisini korumak için yaptığı şey, farkında olmadan karşısındaki kişinin en hassas olduğu yere dokunur.


Üstelik ihtiyacımız olan şeyi her zaman doğrudan söylemeyiz. "Beni hiç anlamıyorsun” cümlesinin altında "Senin için önemli olduğumu hissetmeye ihtiyacım var”, “Ne yaparsam yapayım yetmiyor” cümlesinin altında ise "Senin gözünde yetersiz hissetmek bana ağır geliyor” olabilir.


Bu yüzden bir tartışmanın ardından şu soruya bakmak bazen tartışmanın kendisinden daha açıklayıcıdır: "Söylediğim şey ile aslında karşımdakinden duymaya ihtiyaç duyduğum şey aynı mıydı?”


Aynı Sorunları Yaşamak İlişkinin Yanlış Olduğu Anlamına Gelir mi?

Her zaman değil. Yakın ilişkilerde, insanın kendisiyle ilgili hassas noktalar görünür hale gelir. Önemli olan yalnızca sorun yaşayıp yaşamamak değil, aynı sorun ortaya çıktığında iki kişinin bu sorunla ne yaptığıdır.


Taraflar yalnızca karşısındakinin yaptığı yanlışları değil, yaşananların içinde kendi paylarını da görebiliyor mu? Kırgınlığın ardından yeniden birbirlerine yaklaşabiliyorlar mı? Yoksa konu değişse bile ilişki tekrar tekrar aynı noktaya mı geliyor? Çiftler zaman zaman aralarında tekrar eden bu ilişki biçimini kendileri fark edebilir. Ancak tartışmalar hızla büyüdüğünde, geçmişteki kırgınlıklar bugünkü konuşmaların içine girdiğinde ya da iki taraf da birbirini anlamaktan çok kendisini korumaya başladığında bunu görmek zorlaşabilir.


Çift ve aile terapisi, kimin haklı olduğuna karar verilen bir yerden çok, aynı sorunların neden tekrarlandığını, tarafların birbirlerinin tepkilerini nasıl etkilediğini ve ilişkinin içinde farklı davranmanın nasıl mümkün olabileceğini anlamaya yardımcı olur.

Yorumlar


İletişim Bilgilerim

Soğanlık Yeni Mah

Pegagaz Sok

Pega Kartal Residence

Tel:            532 317 6778

E-Posta:    psk.ozlemdag@gmail.com

  • Instagram
  • Linkedin
bottom of page