Anlam Arayısı: İnsanın Kendini Tamamlama Yolculugu
- pskozlemdag
- 21 Oca
- 2 dakikada okunur
Hayat bazen öyle gelir ki, durup kendi icimizde neler olup bittigini fark etmeden gecer. Bazen bir sabah kahvesinde, bazen yolda yürürken, kendi icimizde sordugumuz küçük sorular baslar: “Tüm bunlar ne için?” Iste bu sorular, insan olmanin en derin izlerini tasir ve anlam arayisinin ilk adimidir.
Insan, yalnizca hayatta kalan bir varlik degildir; yasadiklarinin ne anlama geldigini bilmeden rahat edemeyen bir varliktir. Bu yüzden anlam arayisi, sonradan edinilmis bir merak degil, insanin psikolojik yapisinin merkezinde duran bir kapasitedir. Insan, anlam kurabildigi icin insandir.
Zihin ve duygular, yasananlari ham haliyle tasimakta zorlanir. Aci, kayip, belirsizlik ya da sucluluk tek basina kaldiginda dagilir ve yogunlasir. Anlam arayisi tam bu noktada devreye girer. Yasananlara bir baglam kazandirmak, onlari inkâr etmek degil; tasinabilir hale getirmektir. Hepimizin bildigi o his vardir: Bir sey acitir ama neden acidigini az cok bildigimizde, icimiz biraz daha sakinler.
Duygu duzenleme, duygulari bastirmak degildir. Duygularla iliski kurabilmek, onlari tanimak ve tasiyabilmektir. Anlam arayisi bu iliskinin zeminini olusturur. Anlam bulunabildiginde ise insan icsel olarak derin bir rahatlama yasamaya baslar. Uzuntu, korku veya ofke gibi duygular kimligin tamami olarak hissedilmez; sadece gecilen bir deneyim haline gelir. Bu, insanin duygulari ile barismasina ve icsel olarak denge bulmasina yardimci olur.
Kendisiyle barisik bir yasam, duygusal zorluklarin ortadan kalkmasi degildir. Daha cok, insanin kendi ic deneyimiyle savasmayi birakmasidir. Anlam bulmak, kisinin kendine daha merakli ve daha az yargilayici bakabilmesini saglar. Insan kendini duzeltilecek bir proje gibi degil, anlasilacak bir varlik gibi gordugunde icsel gerilim azalir ve icsel huzur artar.
Bu arayis ayni zamanda insanin potansiyelini harekete gecirir. Anlam bulmak, insanin yasadiklarini degerlendirmesini saglar, secimlerinin bir yonu oldugunu fark ettirir ve verdigi tepkilerde bir secim alani oldugunu gosterdigi icin icsel guveni ve dayanikliligi artirir.
Anlamli bir hayat, acinin olmadigi bir hayat degildir. Ancak anlami bulmus bir hayatta aci, kisiyi parcalayan bir deneyim olmaktan cikabilir. Aci, hayatin tamami degil; hayatin icinden gecen bir parcasi haline gelir. Anlam bulmak, insanin kendini tasiyabilme kapasitesini artirir ve psikolojik iyilesmeye destek olur.
Insanin varolusunun anlamliligi belki de buradadir: Hayat hazir cevaplar sunmaz ama yasadiklarini anlamlandirabilecek bir ic yapi sunar. Insan bu yapinin farkina vardikca, duygularini daha iyi tasir, kendisiyle daha barisik bir yasam kurar ve icsel olarak daha saglikli bir duruma gelir. Anlam arayisi bastirildiginda degil, surdurulebildiginde psikolojik olarak iyilestirici bir islev gorur.
Belki de en onemli adim, kendimize sorular sormaya baslamaktir. Kucuk adimlarla, icimizdeki hisleri fark etmek ve onlari anlamlandirmak, icsel dengeye giden yolun baslangicidir. Her yasadigimiz an, bize kendimizi biraz daha tanima ve tasima firsati verir. Anlam arayisini surdurmek, sadece dusunmek degil, yasamak ve hissetmek demektir.
Yorumlar