Eyvah ! Ya Sınavda Çocugum Basarısız Olursa?
- pskozlemdag
- 2 May 2025
- 2 dakikada okunur
Bir sistemin içinde yasıyoruz ve bu sistemde alınması gereken rutin egitimler, elde edilmesi gereken basarılar, sahip olunması gereken diplomalar var. Bununla birlikte, bir yanda geçilmesi gereken sınavlara çok ta hevesli olmayan çocuklar, diger yanda çocugunun sistemin dısında kalması ihtimali karsısında çaresizlik yasayan, kaygı yüklü anne ve babalar var.
Sınavlar yaklastıkça çocuklarından daha fazla telasa kapılan anneler, babalar! Sınavlarda basarılı olmasını istedigimiz çocuklarımıza ögretmemiz gereken sey, hayatın bütün sınavları ile bas edebilmeyi ögretmek olmalı. Çünkü, genel olarak hayat ile mücadele etme becerileri gelistiremeyen insanlarda, sikayet ve isteksizlik olusuyor.
Sınavın sonucu, zihinlerde hayatın en büyük sorunu halinde ise, sınav gününde yasanacak stres oldukça yüksek seviyede olacaktır. O gün yasanan stres, sınav öncesinde girilecek sınava nasıl bir anlam yüklendigi ile iliskilidir. Girilecek sınavı, yürünen yolda atılan adımlardan biri olarak görmek yerine sadece o adıma odaklanmak, bir karıncayı dev ekranda izlemeye benzer. Her ne kadar belli bir oranda stres odaklanma ve basarı konusunda fayda saglasa da, fazlası sistemimizi bloke ettigi için, bütün sınavları olabildigince normallestirmek önemlidir. Örnegin, araç kullanırken acemi sürücüler hemen önüne bakma egiliminde olduklarından, kontrolü saglamakta zorlanırlar. Kontrol ve güvenlik hissi, sürekli uzak noktaya odaklanarak çok daha kolay saglanır. Konu sınav oldugunda da, sınava degil asıl hedefe odaklanmak, güven ve basarı getirecektir.
Kuskusuz sınav basarısı, bireyin kendi istek ve çabasına baglıdır. İsteklerin altında da ihtiyaçlar vardır. Peki sınavda basarılı olmasını istedigimiz çocuklarımızın, bu basarıya ihtiyaçları var mı? İhtiyaçlarının farkındalar mı? Çocuklarımız ve gençlerimiz, basarı, amaç, hedef, mutluluk gibi kelimelerin kendisi için ne anlam ifade ettigini belirleyebilirse, girecegi sınavın da kendisi için nasıl bir anlam tasıdıgına karar verebilecektir. İdeallerini gerçeklestirme konusunun, ekonomik sonuçlar anlamında riskli oldugunu da elbette kabul etmek gerek. Ancak, sadece kendi potansiyelini kesfetmesine izin ve imkan verilmis insanlar güven içinde geleceklerini ve yarınları parlatabilirler.
İnsan kendine nasıl güvenebilir? En çok neye güvenmesi gerektigini nasıl ögrenir?
Kendine güvenen, kararlı, sorumlu bireyler yetistirmek için, önce çocuklarımızın birey olmalarına izin vermemiz gerekiyor. Özgüvenli olmanın yolu hata yapmaktan geçer. Basarısız olup, bas etme yolları gelistirememis insan kendi sıgınagına hapsolmustur. Bu nedenle, çocuklar kendi hayat mücadelesini verirken, kenarda izleyerek cesaret ve bazen de taktik veren ebeveynler olmayı tercih etmek gerekiyor. Sadece akademik yarısta degil, hayat yolculugunda da basarılı ve mutlu olabilmeleri için.
Sorumluluk verilmemis, odası toplanmıs, yemegi önüne konulmus, okul çantası ebeveyni tarafından hazırlanmıs, ayakkabısının baglarını bile baglayamayan, zorbalıga maruz kaldıgında birilerine haddi bildirilmis, hatta sınıfı ya da okulu degistirilmis, hata yaptıgında affedilmis çocuklarımızın hayatta mücadeleci ve basarılı olmalarını bekleyebilir miyiz? Okulda ugradıgı haksızlık ya da yasam kosullarındaki zorlukla karsılastıgında bunu ebeveynine sikayet ederek çözümleyebilen çocugun, sınav zamanlarında azimli, mücadeleci, yılmaz ve basarılı olmalarını beklemek adaletli mi? Her sorunu halledilmis ve çaba göstermeden ihtiyaçları karsılanmıs çocuklar ihtiyaçlarının ne oldugunu nasıl belirleyebilirler? Hiçbir seye ihtiyaç duymayan çocuklar neyi ne kadar isteyebilirler? Hayatta neyi hedefleyebilirler ve hedeflerini gerçeklestirme konusunda ne kadar azimli olabilirler? Bütün sorunları onların yerine çözümleyerek ve bütün ihtiyaçlarını karsılayarak, çocuklarımızın kendi yolculuklarına engel olmamamız gerekiyor.
İnsan kendi evrenini, içinde yasadıgı evrene uyduramaz ise çöküs kaçınılmazdır. Ancak parçası oldugu evreni anlamakta, çogunlukla sınıfta kalır. Sistemin her parçasının ayrı bir görevinin oldugunu, görevlerin de yeteneklere, potansiyele baglı oldugunu unutmayalım. Çocuklarımızla konusmak yerine dinlemeyi tercih edelim. Nasihat etmek yerine, kendi hedeflerini, planlarını ve çözümlerini gelistirmelerine fırsat verelim. Sınav ve sınavın sonuçlarına dair inançlarını, düsüncelerini dinleyelim.
Çocuklarımıza, tercihlerinin sonuçlarından sorumlu olacakları bir yasam alanı açabilmek umuduyla…
Yorumlar