top of page

Öfkeyi Anlamak

Yazarın fotoğrafı: Özlem Dağ
Özlem Dağ
3 Eyl
3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 21 Eyl

Öfke, çoğu zaman yalnızca öfke değildir. Kırgınlık, utanç, hayal kırıklığı, korku ya da sınırlarımızın ihlal edilmesi öfkenin altında saklanabilir. Bu yazıda, öfkenin bize ne anlatmaya çalıştığına, ne zaman sağlıklı bir savunma olduğuna ve ne zaman bize zarar vermeye başladığına bakacağız.


Close-up view of colorful paint palette
Öfkenin altında yatan duyguları anlamak

Nedir bu öfke duygusu, neden bu kadar zordur öfke ile başa çıkmak? Daha da önemlisi neden başa çıkmak isteriz öfkemizle?


Kişilerarası iletişimin referans noktası yüzdeki duygu ifadeleridir. Bize nasıl bakıldığından etkileniriz ne söylendiğinden ziyade. O bakıştan nasıl etkilendiğimiz de geçmiş deneyimlerimizle ilgilidir çoğu zaman.


Hemen hiçbir zaman tek duygu olarak ortaya çıkmayan öfkenin altında çoğu zaman acılarımız saklıdır. Bu yüzden ilk adım, saldırgan davranışların altında kırılganlıkların olduğunu anlamaktır.


Hiç öfke ortaya çıktığında geri çekilip bedeninizde neler olduğunu fark etmeye çalıştınız mı?  Bunun kolay olmadığının, öfkenin düşünme yeteneğini azaltacağının farkındayım.  Yine de öfke duygusu sizi işgal etmiş iken, birkaç dakika boyunca öfkenizi izlediniz ve sizinle iletişim kurmasına izin verdiniz diyelim. Neye ihtiyacınız var o anda? Adaletin sağlanması, hakkınızı savunmak, biri tarafından savunulmak ya da ihtiyaçlarınızı ifade etmek mi? Öfkenin yokluğunu kabul edebiliyor musunuz? Öfkeyi sürdürmek neyi sağlıyor? Öfkelenmek yerine, kendinizi savunmayı, konuşmayı ya da adaletin sağlanması için savaşmayı yapabilir misiniz?


En öfkeli olduğumuz zamanları düşündüğümüzde; ya haksızlığa uğradığımızı, ya bir şey yapmak isterken engellenmiş olduğumuzu, ya da sınırlarımızın ihlal edildiğini fark edebiliriz. Anlaşılacağımıza da inandığımız zamanlardır o anlar. Çok haklı bir öfkedir çünkü yasadığımız. Düşünün ki, utanmış, hayal kırıklığına uğramış, küçük düşmüş birinin yetersizlik duygusu var öfkesinin altında. Korku yalnızlık ya da üzüntüsünü 6 şiddetindeki deprem misali ifade ediyor biri. Esimiz, çocuğumuz, annemiz, kardeşimiz ya da arkadaşımız. Belki de süpermarkette sepetine çarptığımız bir teyze ya da küfürlü konuşmasından rahatsız olduğumuz metrodaki bir gencin, kendi korku, utanç, yalnızlık ya da üzüntüsünün ifadesi olarak maruz bıraktığı öfke, bizde hangi duyguları uyarıyor? Değersizleştirilmek mi? Önemsizleştirilmek, yok sayılmak mı? Varlığımıza tehdit mi? Ne yapmayı tercih ediyoruz tam da o anda?


İstenmeyen, kabul edilmeyen öfke duygusunun; mahçupluğun, utancın, hayal kırıklığının, yalnızlığın, yetersiz hissetmenin ifadesi olarak ortaya çıktığını görebilmek önemlidir. Çünkü öfkeye ihtiyacımız vardır. Hakkımızı aramak, kendimizi savunmak, ihtiyaçlarımızı ifade etmek ve sınırlarımızın ihlal edilmesini önlemek için gereklidir.


Üzüntü, utanç, korku gibi kırılgan duygularımızı, savunmasız kaldığımızı hissettirdiği için saklama eğiliminde oluruz.  Öfkeyi ise ilişkilerin devamını zorlaştırdığı, psikopat gibi görünme endişesi oluşturduğu için bastırmak isteyebiliriz. Ancak öfkeli olmak ne kadar eleştirilse de, kötü insan olmak demek değildir. Sağlıklı ve yapıcı bir öfke kişinin sınırlarını oluşturup, kendini isgal edilmekten korur. Bu nedenle öfkeyi reddetmek yerine kabul etmek, hakkımızı savunma konusunda daha faydalı olacaktır.


Bununla birlikte, öfkenin sıklıkla ve yüksek şiddette hissedilmesi stres hormonlarının salınımına neden olur. Sıklıkla bu hormonlara maruz kalmak da, beynin düşünme ve karar verme alanlarında bozulmalara yol açabilir. Hele çocuk ve ergenlerde, beynin düşünme ve karar verme alanı henüz tam gelişmemiş olduğu için, öfke anında perde iner, ışıklar söner. Daha da kötüsü, çok uzun süre öfkeye maruz kalmak, kalp krizine de neden olabilir.

Peki madem öfke faydalı bir duygu, ne zaman faydasızlaşıyor? Öfkenin altında yatan savunmasız duygu veya duygular keşfedilerek rahatlatılmadığı ve öfke muhafaza edildiği sürece faydası zarara dönüşür. Öfke, güven ve bireysel güç veriyorsa sağlıklı olduğu kabul edilebilir. Ancak şikayetlenmeye, suçlamaya sevk ediyorsa, kontrolden çıkartıyorsa, kendini tekrar eden bir şekilde yaşanıyorsa sağlıksızlaşmıştır.


Haklı öfkemizi hissetmemize izin verilmediği durumlarda, bu izni kendimize verebilmek önemli. Çünkü öfkeyi anlayışla karşılamak, hangi acı verici duygunun ve ihtiyacın öfkeye neden olduğunu fark edebilmeyi sağlar. Bu farkındalık ile birlikte, çözüm üretebilmek de mümkün hale gelir.


Duygularımız ihtiyaçlarımızın habercisidir ve ancak bu mesajları doğru okuduğumuzda kendimizi anlayabiliriz.


"Öfke ve duygularla ilgili çalıştığım diğer alanları Çalışma Alanlarım sayfasında bulabilirsiniz"



Yorumlar


İletişim Bilgilerim

Soğanlık Yeni Mah

Pegagaz Sok

Pega Kartal Residence

Tel:            532 317 6778

E-Posta:    psk.ozlemdag@gmail.com

  • Instagram
  • Linkedin
bottom of page